Yaklaşık 10 dakika oldu veya olmadı trenden ineli
. Evimin İstanbul merkezine uzaklığından dolayı uzun süredir toplu taşıma araçlarına hücum ettiğimi söyleyebilirim. Bazen otobüs, bazen tren. Zaten fazla alternatifimde yok
Bir keresinde Kadıköy’dü sanırım bir pidecide kır pidesi yiyordum, yanlızmıydım tam hatırlamıyorum ama muhtemelen.. Dükkana bir adam ve oğlu geldi adam oğluna bir poğaça aldı ve çıktılar. Kendisine almaması dikkatimi çekti. Sonra düşündüm, alamamışta olabilir ihtimali geldi aklıma, sonra dahada kafamda kurcalayarak. Alabilecek durumu olsa bile alamayacak onca insan var. Kendisi yemeyen, çocuğuna yedirmeye çalışan babalar anneler. Sokakta dolaşırken çokça rastlarım ve bazende dışardayken ve yanlızken çoğunlukla simit ve çay yemeye özen gösterirdim. Yakın zamanda hatırladığım 2-3 keredir anca..
Şimdi diyeceksinizki ne alakası var trenle. Az önce trendede benzeri bişey gördüm. Elinde ekmek arası bişey yiyen, sağına soluna bakmadan yavaşça yemeğini yiyen bi adam, elinde birsürü yükü ile beraber.. Sonra yine düşündüm o adam karnını o şekilde doyururken çoğumuz fast food tarzı, çokça para harcayabildiğimiz benzeri şeyleri tüketiyoruz, kendimde dahil. Tasarruf kısmından bahsetmiyorum ama “Ben simitlede doyabilirken hergün neden bu şekilde süregitsinki?” diye düşünürken;
O kadar tatminkarsızız ve nankörüz ki o kadar çok şey istiyoruzki elimizde olanı yetersiz buluyoruz. O kadar dünyadan bir haberizki elimizdekinin ne kadar değerli olduğunun farkında bile değiliz. Ufacık şeylerden mutlu olmayı bilmiyoruz, şükretmiyoruz hiç..
gibi bişi yazmak geldi aklıma..
İyi geceler..
Copyright 2007-2009 © Furkan KARTAL. Arayüz tasarımı ve WordPress entegrasyonu tarafımdan yapılmıştır.
Kullanım Şartları - Site Haritası