Son Günlerde Ne Yapıyorum? – 1

Son Günlerde Ne Yapıyorum? – 1

15 Aralık 2008, Pazartesi - 18:01

Bol bol vakit öldürdürüyorum. 3-4 gündür odamdan ayrılmıyorum, zaruri ihtiyaçlar dışında tabi. Bunun yanında olabildiğince düşündüklerimi kağıda aktarmaya çalışıyorum, her ne kadar bazen isteksiz olsamda artık herşeyi onlarla paylaşıyorum ve bu aralar internet ile olan tek alakam film izlemek.

Unutmadan birde Test Merkezi oluşturdum kendime, haliyle yapmayı istediğim veya yaptığım projeleri test etmek için kullanıyorum burayı. Hali hazırda yeni bir proje denemesede gelişime açık bi sistem yapmayı planlıyorum. İlk ve en zor aşamasını bitirmek üzereyim. Tabikide bir üyelik sistemi ve üzerine kurulan yönetim sistemi. Her ne kadar klasikleşsede bu sistemler, farklılaştırmak, işlevselleştirmek adına bir çok şeyi yaptığımı söyleyebilirim. Tabikide hiç bi zaman bitmeyecek :|

İzlediğim bazı filmler ;

  • The notebook
  • Get smart
  • The lookout
  • Invisible target
  • Love in the time of Cholera
  • Transporter 3
  • Knight Rider
  • Leon
  • Straight heads
  • 20 nuits et un Jour
  • Away from her

İşte bu 3-4 günlük zaman dilimi içerisinde sanırım çok fazla film izledim. Dizilerden geri kalmadım hatta yeni bir tane seri ekledim diyebilirim. Komedi Dükkanını kaçırmadım tabi :| gibi vs. vs.

Normalde aşırı bir Heroes bağımlısıyımdır, her ne kadar gerçekçi olmasada. Yinede monitör karşısına kilitlemeyi başarıyor açıkçası. Şu an 3. sezonunda ve Türkiye’de CNBC-e tarafındanda yayınlanmaya başladı 3. sezonu.

Türk dizilerini geçiyorum ve aslında uzun zamandır izlesemmi izlemesemmi diye düşündüğüm dizi :|

Çocukluğumda babamlar bana setini almışlardı. 1 tane siyah altıpatlar, 1 tane gri kelepçe ve ve ve simsiyah bir kara şimşek :| Her ne kadar 82 yapımlı bir dizi olsada küçükken izlerdim. Şu sıralardada tekrar yayına girdi. Knight Rider olarak yayınlanıyor NBC’de. Tabi internet sağolsun :| Önce filmini izledim beğenirmiyim diye, açıkçası aşırı hoşuma gitti ve 1. sezonun şu ana kadar yayınlanmış tüm bölümlerini izledim ve arşivledim :| Tavsiye ederim, en azından hareketlilik, macera ve aksiyon seviyorsanız.

Transporter, serisi ile her zaman hoşuma gitmişti. Bu seferde gayet hoştu. Bunuda bi ara arşivlemem gerek aslında..

The Invisible Target, sonu aşırı duygusal olmasına rağmen yine başarılı bi filmdi bence. Tabi sonunun duygusal olması ayrı bir tat katmıştı filme onuda söylemeden geçmeyeyim. Kardeşlik duygusunu fazlasıyla anlatıyor bence..

Sıra aşk filmlerine gelince hep şaşırdığım finallerle karşılaştım, şaşırmakta hoşuma gitti açıkçası. En azından monoton değillerdi.

The Break Up, bence her çiftin izlemesi gereken türden bi filmdi. İzleyip ibret almak gibi bişey olsa gerek. Yaptıklarınızın, yapılanların size, eşinize, sevdiğinize veya en önemlisi ilişkinize ne kadar zarar verebileceği ile ilgiliydi bence. Gördüğüm kadarıyla onlar yeteri kadar zarar verdiler ve zarar verecek birşeyleri kalmayınca olanlar oldu. Tavsiye veren tarzdaydı. Sebep-sonuç ilişkisini anlatıyordu. Bu bu bu sebepler gerçekleşirse, bu şekilde sonuçlanabilir gibi..

The Notebook, her ne kadar eski zamanları anlatsada her yüzyılda karşınıza tazeliğini koruyarak çıkabilecek bişeyi, sanırım sevgiyi anlatıyordu. Genç bir erkeğin sevgilisine karşı bağlığını ve ne kadar zaman geçerse geçsin. Onun yanından ayrılmadığını anlatıyor..

Love in the time of Cholera, yine bağlığı, zamanı, sabrı ve aşkı anlatıyor. Aşırı derecede erotik sahneler içersede bence anlatmak istediği ana temayı fazlasıyla anlatıyor.

falan filan..

Sabırla bu geceki Heroes’in yeni bölümünü bekleyişe geçicem, tabi onu beklerken mevcut elimdeki işle ilgilenmem gerek. Bu arada Fenerbahçe gümbür gümbür gelmeye devam ediyor. Ve rüyamda UEFA’ya katıldığımızı gördüm, umarım rüyalar tersine çıkmaz :|

Ayrıca yakın zaman önce PHP ile Web Programlamaya geri döndüm, tabi ASP ve MSSQL’i bıraktığımı söylemiyorum. Sadece internet programcılığı tecrübelerime PHP ve MySQL’i giriş düzeyinde değil, ileri düzeyde yazmak için pratikleri arttırıyorum. Sanırım hafiften yapabiliyorum bunu.

WordPress’in yeni sürümü çıktı geçtiğimiz hafta 2.7′ye yükseldi ve yönetici arayüzü kullanım açısından baya bi gelişti. Aşırı kullanışlı olmuş, çok sevdiğimi söyleyebilirim.

Yorumlar

notebook filminide bende bu aralar izledım ve çok beyendım sanırım sen pek beyenmemışsın ama becoming Jane’den sonra begenmiş olduğum ikinci duygusal film ..

17 Aralık 2008, 08:44

yo beğendim (: ama Becoming Jane ve Jeux D’efants ı çok daha fazla beğendim. Özellikle Jeux D’efants favorim :|

18 Aralık 2008, 00:08

Yorum Yaz

 

Copyright 2007-2009 © Furkan KARTAL. Arayüz tasarımı ve WordPress entegrasyonu tarafımdan yapılmıştır.
Kullanım Şartları - Site Haritası