Ne istediğini bilmek

Ne istediğini bilmek

02 Mayıs 2008, Cuma - 11:16

Dün gece eve doğru yürürken, ne istediğini bilmek ile ilgili bir blog yazayım dedim.. Gece bir kaç şey düşündüm sonra internette arayayım dedim. Mezun.Com ‘da Işık GÖKGÖZ tarafından yazılan bi yazı hoşuma gitti :) paylaşmak istedim ..

Hitler’in annesi kürtajdan son anda caymış. Son anda…

Okuduğum bütün dinlerde, inanç sistemlerinde değişik anlatımlarla olsa da mutlaka ‘kader’ kavramı var. Kader, yazgı, her adımın bir diğeriyle bağlantılı olması. Ne yaparsan yap ‘olacak’ olanın ‘ol’ması. Ve hiç ‘olmayacak’ olanın ne kadar itersen it, zorlarsan zorla, orasından burasından çekiştir, bir türlü ‘olmaması’. Bir süper güç’ün her canlı için bir ‘plan’ı olması

Bu teoremin bir yerlerinde bir açık, bir çelişki var. En azından bir çelişki olmalı… Yoksa hayatın anlamı verilen rolü oynamaktan, yazılan repliği belki bir kaç improvize ile okumaktan öteye gitmez. Bu kadar basit olmamalı. Siber alemi yaratan insanoğlunun buna bir cevabı olmalı.

Bugün her neredeysek, her ne yapıyorsak, maddi manevi hangi seviyedeysek, bunun ardında çook öncelerden yazılmış, çizilmiş bir kader varsa eğer, niye bu kadar emek, çaba, üzüntü, dert, tasa. Kabul edip herşeyi köşemize çekilmek varken, neden hayatımızı değiştirmeye, geliştirmeye çabalıyoruz ki… Bu yüzden mı yaratıldı bu kadar ‘mükemmel’, insanoğlu. Yazılanı söylemek için mi? Yeryüzünde, kainatta yaşayan canlıların arasında sadece ve sadece insanoğluna ‘hür irade’ gibi hediyelerin en büyüğü bu yüzden mı lütfedildi? Yazılanı yaşamak için mi…

Attığımız her adımın getirileri götürüleri, sonuçlarının tüm açılımları ‘kader’ olabilir, ama o adımı attıran bana göre sadece ve sadece ‘hür irade’. Bir banka reklamı vardı bir zamanlar Türkiye’de; “Ne istediğini bilmek önemlidir” diyordu. Ben bu lafın anlamının derinliğine yeni yeni vakıf oluyorum.

‘İstemek’ ‘kader’ın ekürisi…

Bize verilmiş ‘hür irade’ gücünü ne istediğimizi bilmeden o kadar çok farklı yöne doğru harcıyoruz ki, kader iradenin idaresini eline alıyor. Ve yarışı önce o bitiriyor…

Ne istediğini bilmek önemlidir.. Evet öyle ki bir hayata mal olur. İçinde doğduğumuz, büyüdüğümüz şartlar, bir diğerininki ile eşit olmayabilir. Ne doğduğun aileyi, ne doğduğun ülkeyi seçmek senin elinde olmayabilir… Çok fakir bir ailenin çocuğu da olabilirsin, çok varlıklı bir ailenin de… Güzel de olabilirsin, çirkin de… Şişman da olabilirsin, zayıf da… Siyah da doğabilirsin, beyaz da… Normal de doğabilirsin özürlü de… Şartlar eşit olmayabilir… Şartlar hiç bir zaman eşit olmayacaktır da.

Bir tek şey eşit dağıtılmıştır. ‘Hür irade’.

İstediğini düşünebilirsin, kimse engel olamaz. Ne istersen isteyebilirsin, kimse durduramaz. Hayatlarında bir fark yaratanlar, herşeye rağmen bir fark yaratanlar bilirler. Kolay olmamıştır elbet, ama ne istediklerini bilip o yöne doğru yüzlerini çevirmişlerdir.

Başarının bir kıstası yoktur ki zaten. Zengin olmak, profesör olmak, şu olmak bu olmak bir kıstas değildir. Ne istiyorsan onu olmaktır esas olan. Evlenmek, anne olmak, bekar kalmak öğretmen olmak, işçi olmak, resim yapmak, şiir yazmak, en sevdiğin şarkıyı dinlemek, bir yetimi sevindirmek, birinden ‘Allah razı olsun’u duymak gibi başkaları için değil sadece ve sadece senin için önemli olanı yaşamaktır bir fark yaratmak. Herkese ve herşeye rağmen, ‘Ne istediğini bilmek’tir. Kader, zaman, şartlar hepsi adımlarının, niyetlerinin, isteklerinin akışına göre çizecektir yolları.

Direnmek o kadar kolay olmaz elbet herkesin, herşeyin senin için çizdiği o bir beden küçük hayatlara. Eğer bir fark yaratmaksa düşün kendi hayatında, dünyada, o yöne doğru çevir yüzünü ve hiç arkana bakma. Sonunda o yolun ne olursa olsun, sen bir kez o adımı atarak o farkı çoktan yaratmışsındır. Böyle hakkıyla yaşanmış bir hayattan daha değerli ne olabilir ki…

Yani demem o ki, kader oyunun sonunda ne getirirse getirsin, yollar nereye çıkarsa çıksın, sen hangi yöne doğru gideceğini seçerek hür iradeni kullanmışsan esas olan ‘o’ dur. Özgür yaşanmış bir gün özgürce verilmiş bir karar özgürce yaşanılmış bir an, zamanın ve şartların ve diğerlerinin boyunduruğu altında yaşanmış nice yıllara bedeldir.

Hitler’in annesi kürtajdan son anda caymış…

Milyonlarca insanın şiddetle karşı çıktığı bir eylem milyonlarca insanın hayatına mal oldu. Bir kadının ‘hür iradesi’ milyonlarca insanın ‘kaderini’ belirleyecek kadar ‘güçlü’.

Hayatın öznesı, nesnesi ve son noktası ‘kader’ olabilir.

Ama ‘yüklem’i hür irademizdir.

Yorumlar

kendimi tanımakta zorlanıyorum ..heves mi gerçek isteğim mi bilemiyorum ..ve ölece yerimde sayıyorum..daha fazlasını istiyorum hep..kendimi tanımak istiyorum daha çok..başarılı olmak istiyorum ..ama hep ters giden birşeyler olyor ve ben yine eski ben olarak kalmakta ısrar ediyorum..bunu böyle istemediğim halde..kendimi boşlukta hissettiğim an hayatımda hep en yanlışları seçiyorum ve yaptığım o hata beni daha fazla gerilerie götürüyor .belki hayata küstürüyor..sadece kendimle yaşamam ve kendimle ilgili herşeyi ,çoğu şeyi kendimde saklamam,çözümü kitaplarda,nette ya da uzaktan dinlediğim bi konuşmada kendimi bulabilir miyim çabaları kadar zor bir şey yok galiba..neden yaşıyorum ki diyorum..ne istediğimi bilmeden ..neden yaşıyorum ki..o kadr acınası bir durum ki benim şuanki halim ..ne yapmalı ..düşünmeli mş ..çok çok mu düşünmeli ..kendimi tanıyamamak..ben kimim? benden iyi bilen var mı? yok :S nasıl bir şey bu ?zor..atlatılması,çok çabuk atlatılması,daha fazla hatalar yapmadan ,o boşluktan kendini kurtarmak gerkiyor bilyorum ,..ama neyin doğru neyin yanlış olduğunu bulmakta çoğu kez ,belki de hep ,o kadar zorlanıyorum ki..ne salakça şeyler ,ne salağım diyorum bazen kendime bu yüzden ..kendini 22 senedir tanıyamadın mı gerçekten diyorum ve kendime şaşırıyorum şuan ve de acıyorum belki biraz da..değiştirmem gerek kendimi belki de ..kesinlikle değiştirmem gerek..ama bu kez dde nerden başlamalıyım???çok zorlanıyorum gerçekten şu hayatta kendime bir yol çizmekte..korkuyorum belki de yolumu çizdiğim zaman arkada bıraktığım yola gitseydim keşke demekten,o yolu seçmeliymişim hata yapmışım ya da ,şimdi dönersem artık çok geç olacak demekten ..ne kadar çok korkularım varmış benim..kimim ben?

nefertari
17 Şubat 2009, 15:59

@ nefertari : söylediğin gibi bazen insanın kendisini tanıması veya istediklerini yapamaması gerçekleştirememesi gerçekten zor, nedenini bilelim veya bilmeyelim bu zorluğu bazen aşamıyoruz, bazen aşarsak karşımıza ne veya nelerin çıkacağını bilmediğimiz için korkuyoruz. Yazının başlığındada dediğim gibi Ne istediğini bilmek, ne kadar korkarsan kork, ne kadar başaramasanda başarama, ne kadar istersen iste, ne istediğini bilmezsen birini değil, hiç birini başaramazsın, BENCE :) . Cevaplar kendimizde saklı, bazende bir başkasında, kimde olursa olsun cevapları bulup Ne istediğimize bakmalıyız, ancak o şekilde kendimize bi yol çizebiliriz..
Yorumun için teşekkürler neftari..

18 Şubat 2009, 09:57

Harika bir kompozisyondan sonra nacizane düşüncelerimi söylemem gerekirse insanın ne olursa olsun kendisi gibi olması gerektiğine inanıyorum.Kendime güvenmiyorum diyip biyerlere saklanmak kadar hep bişeyleri eksik yaptığına inanmanın da gereksiz olduğuna inanıyorum.Ben de nefertari arkadaşım gibi hep daha fazlasını istedim önce herşeyden daha fazla..Kız arkadaşlarım olsun onlarla rahat bir şekilde sohbet edeyim, derslerde kalkıp düşüncelerimi rahatça anlatabileyim dedim hep..yaptığım her işin acaba daha iyi nasıl yapabilirim dedimm. ve hep eksik kaldım hep sönük ve silik..Anladım artık …Ne kadar güveniyorsan kendine , kendini ne kadar tanıyorsan ,mutlu olmayı bilmek gerekiyor eksiklerle ve hiç bir şey için kendini hor görmemek lazım..Bırak eksiksen eksik ol ne olacak ki..Kim ben tamamım ben herşeyi ile mükemmel bir insanım diyebilir ki..İnsan kendiyle ilgili bişeylerii kesinlikle değiştirmem gerekiyor diyiyorsa orada büyük bi sorun var demektir.. Çünkü değiştirmeye kalktığın şey senin benliğini özü ,gerçek sendir..kendiyle barışık arkadaşlar olmamız dileğiyle hepinize sevgilerr.

murat dalgakıran
15 Mayıs 2009, 11:06

Yazıyı yazan arkadaşa teşekkürler ediyorum.Bu sorun günümüz toplumunda herkeste var.İtiraf etmek gerekirse ben hala bunu yaşıyorum.Hayatta herşey planlanıldığı gibi olmuyor.Aslında neye göre planı yapıyoruz?Sorunun özü benim naçizane fikrim bu,biz (Türkiye de yaşayan insanlar) arada kalmışız.Ne müslümanız nede diğer dinlerden.Adımız müslüman yaşamımız ateist.Sorun buradan kaynaklanıyor.Kendimizle başbaşa kaldığımızda vicdanımızla savaşıyoruz.Müslümanım ama nasıl müslümanım.Kalbimde zerre iman var cennete gireceğim müslümanıyım.O zaman eğlenelim,içelim,müsriflik yapalım,zina yapalım bolca…Hayır yapamayız bunları yasak.Ama toplum yapabilirsiniz diyor.İşte karışıklık burada herşeyden önce,nereye gitmek istediğimize karar verelim sonra yola çıkalım.Yoksa bu bizi alır götürür…

Emre Albayrak
25 Mayıs 2009, 00:03

Kendimi, bir çoğumuzu ifade edip, düşüncelerimi paylaşıp anlatabildiysem ne mutlu bana. Yorumunuz için gerçekten teşekkürler.

02 Haziran 2009, 12:14

Yorum Yaz

 

Copyright 2007-2009 © Furkan KARTAL. Arayüz tasarımı ve WordPress entegrasyonu tarafımdan yapılmıştır.
Kullanım Şartları - Site Haritası