Kelebek..

Önce Merhaba :),
Uzun zamandır yazma fikrim vardı bu yazıyı ama gerek unutkanlıktan, gerekse koşuşturmacadan dolayı şu bilgisayarın başına oturamamdan dolayı, he bide :) bozulan bir bilgisayarım olmasından dolayı bloglayamadım. Açılışıda bu yazı ile yapayım dedim. Mâlumunuz yazın büyük çoğunluğunu Bursa’da geçirdik, yaz okulu sebebiyle..
Gidip, gelmek yorucu oluyor tabi dönüşleri otobüsle yapıyorduk. Yaz okulumuz bitmiş veya son haftalardayız. Eve dönmek için Nilüfer Turizm’e ait otobüslerden birindeyiz. Reklam koktu sanırım biraz.. Ebru’m önümüzdeki koltuğun gazetelik kısmında Gezginler dergisinin Ağustos(51. Sayı) ayına ait dergisini buldu. Açtık okuduk bi güzel, resimlere fln baktık. Neyse dikkatimizi çeken bi yazı vardı. “Kelebek” isimli bu yazı aslında çok fazla mesaj içermek ile beraber çokta anlamlı şeyleri içinde barındırıyor. Kamile Uğurlu tarafından kaleme alınmış. Bende bunu paylaşayım dedim :) Belki mesaja ihtiyacımız vardır diye..

Dört kelebek ateş görmüş, nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler. Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış, üzerinin aydınlandığını görmüş. Arkadaşlarının yanına gelmiş ve ‘bu ateş aydınlatıcı bir şey’ demiş. İkinci kelebek bununla yetinmeyip daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ısındığını fark etmiş. Demiş ki:

- ‘Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!’

Üçüncü kelebek bununla da yetinmeyip bir az daha, bir az daha yaklaşmış. Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönüp şöyle demiş:

- ‘Ve bu ateş yakıcı bir şey!’

Sonuncu kelebek daha da fazla şey öğrenmek istiyormuş. Biraz yaklaşmış ateş kanatlarını kavurmuş ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek ‘Poff!!’ diye ortadan kayboluvermiş. Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş.

Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve bir şeyi ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!..

Küçükken anneannem bana; yaptığın işi düzgün yap, öyle güzel yap ki, ‘Kamile yaptıysa düzgündür, güzel yapmıştır’ dedirt, derdi. Rahmetli anneannem kendiside öyleydi; halı dokurdu ve Isparta’da onun yaptığı adar sağlam ve güzel dokunmuş halı bulmak zordu. Halıcılar önce halılarını satın alırlardı. Çünkü bilirlerdi ki Fatime Hanım işinin her zaman en iyisini yapardı.

Kalp huzurunu bilir misiniz? Hani her yaptığınız işte, harekette sizi sıkıştıran ‘hata yaptın, böyle davranmamalıydın’ diye size içten içe uyaran ya da iyi bir davranışınızda içinize büyük bir ferahlık veren, kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan o değerli kalbiniz! İşte burada işini iyi yap derken, uymanız gereken kural bu. Yaptığınız işe yüreğinizi koymanız, tam anlamıyla emek verip, ‘içime sindi’ demeniz.

Hani eskiler derler ya ‘yaptığın işi önce kendin beğen’ diye. Doğada her canlı üstüne düşen görevi tam layıkıyla yapar; görevini eksiksiz yapan, aksatan ne bir bitki vardır doğada nede hayvan. İnsan hariç!. Maalesef dünyadaki sorunlar hep bu yüzden büyür, ozon bu yüzden delinir, küresel ısınma bu yüzden olur.

Yüzlerce yıl Noel kutlamak için güzelim çam ağaçlarını katlettiler, inanılmaz ama hala gazlı deodorant satışları ve reklamları hala devam ediyor. Yaşanacak başka bir dünyamız varmış gibi hala ormanları yakıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.

Kalbiniz huzurlumu? Yaptıklarınızdan memnun musunuz? Bu yıl şubat ya da mart ayında bir fidan diktiniz mi? Çocuklarınıza doğayla ilgili bu ay bir şeyler anlattınız mı? Ya da onlara kalıcı bir bilgiyi hikâyelerle anlatmayı denediniz mi?

Sorulara bir göz atın lütfen; kendinize dürüst olun ve cevaplayın;

  • Bu hafta yararlı neler yaptınız?
  • Çocuklarınıza; faydalı, insanlığa ve kendi yaşamlarına yararlı neler anlattınız bu hafta? Yoksa akşamları sadece TV mi seyrettiniz? ?
  • Etrafınızda sevilen bir insan mısınız yoksa çıkarcı biri mi sayılırsınız?
  • Önce parayı mı düşünürsünüz yoksa faydalı olmayı mı?
  • İnsanlara gülümsemek için kendinizi zorlar mısınız yoksa gülümsemeniz sizin en güzel hediyeniz mi?
  • Ne için yaşadığınızı biliyor musunuz? Sizin yokluğunuzda dünya nasıl olurdu?
  • O dört kelebekten hangisi sizsiniz?
  • İşinizi yaparken kalbiniz huzurlu mu? Ben elimden gelenin en iyisi yaparım diyor musunuz?

İşte böyle birçok soru sorabilirsiniz kendinize ve Yaratıcıya. Daha iyi bir hayat için tek düze yaşamanızdan hiç olmazsa günde 10 dakika çıkın lütfen. Kendiniz, aileniz, yaşadığınız dünya için farklı bir şeyler yapabilirsiniz. Düşünsenize hepimiz bir farkındalık yaratsak, güzel şeyler yapsak, dünya daha yaşanası bir yer olmaz mı? Herkesin ‘banane’ dediği bir dünya değil; Herkesin ‘ben ne yapabilirim’ dediği bir dünya lazım bize. Ertelemeyin hemen yapın!

Hayat yaşamaya değer, mutluluk avuçlarımızın içinde, kaliteli huzurlu ve mutlu bir hayat bizi bekliyor. Sevgiyle kalın.





Bu yazı 13 Ekim 2008 - 13:52 tarihinde Furkan tarafından Genel kategorileri altında yazılmıştır. Şimdiye kadar 4 yorum, bugün hiç okunmamış, toplamda ise 130 kez okunmuştur.. İçerisinde; , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , etiketleri bulunmaktadır. Bu yazıyı arkadaşlarınıza buradan gönderebilir veya buradan herkesle paylaşabilirsiniz. Ayrıca, bu yazıyı takip etmek için RSS 2.0 adresini kullanabilirsiniz. Geri izleme almak için bu adresi kendi web sitenize ekleyebilir, yorum yapmak içinde buraya tıklayabilirsiniz.
 

  1. 14 Ekim 2008
    14 Yorum

    yazını gercekten buyuk bir sempatı ile okudum ozellıkle kelebeklerın hıkayesı
    çok şeker yazını yurutebilirim Furkan haberın olsun :D

    Bu hafta yararlı neler yaptınız?
    pek bişey yaptıgım söylenemez yemek kursuna gittim :))

    Çocuklarınıza; faydalı, insanlığa ve kendi yaşamlarına yararlı neler anlattınız bu hafta?
    Yoksa akşamları sadece TV mi seyrettiniz? ?
    es gecıyorum bu soruyu :D

    Etrafınızda sevilen bir insan mısınız yoksa çıkarcı biri mi sayılırsınız?
    etrafa sormak lazım…

    Önce parayı mı düşünürsünüz yoksa faydalı olmayı mı?
    ikisi bi arda parasızda olmaz gercekçi olalım ..

    İnsanlara gülümsemek için kendinizi zorlar mısınız yoksa gülümsemeniz sizin en güzel hediyeniz mi?
    Ewt o yuzden cok gulmuyorum :D

    Ne için yaşadığınızı biliyor musunuz? Sizin yokluğunuzda dünya nasıl olurdu?
    bir Amaç için yaşıyorum.. ne çok iyi ne de çok kötü bir yer olurdu..

    O dört kelebekten hangisi sizsiniz?
    ben henuz bir tırtılım kelebek olamadık daha :)

    İşinizi yaparken kalbiniz huzurlu mu? Ben elimden gelenin en iyisi yaparım diyor musunuz?
    Her zaman ve her durumda ;)


  2. 15 Ekim 2008
    31 Yorum

    Yürütmek ne kelime al senin olsun dicemde :D ben yazmadım işte sadece kopyaladım. Gerçi dergiden buraya geçirmekte biraz zaman aldı tabi :P Kamile Hanım’ın isminide yazarsan çok makbule geçer, emeğe saygı :)
    Sorulara cevap vermen hakkaten hoş aslında. Her bir soru için yazılacak o kadar çok şey varki aslında :) hepsini kısa kısa özetlemişler.

    Teşekkürler yorum içinn :)


  3. 13 Kasım 2008
    1 Yorum

    Kamile Ugurlu

    yazımı internete taşimiş ve adımıda yazmayı ihmal etmemiş. Ayrıca beğendiğiniz içinde memnun oldum
    Furkan Beye teşekkürler


  4. 13 Kasım 2008
    1 Yorum

    cevat kambur

    teşekkürler…önce yazıyı yazana ….sonra da buraya taşıyana .işini iyi yapanları anlattın.bari yapmayanlar da ibret alsa..