<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Furkan KARTAL Kişisel Web Günlüğü &#187; Özel</title>
	<atom:link href="http://blog.furkankartal.com.tr/wp-404.php/kategori/ozel/feed?404;http://blog.furkankartal.com.tr:80/kategori/ozel/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.furkankartal.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Nov 2009 20:40:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Anlıyorum</title>
		<link>http://blog.furkankartal.com.tr/anliyorum.html</link>
		<comments>http://blog.furkankartal.com.tr/anliyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2009 11:28:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Furkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[BEN'den]]></category>
		<category><![CDATA[Özel]]></category>
		<category><![CDATA[furkan]]></category>
		<category><![CDATA[furkan kartal]]></category>
		<category><![CDATA[kartal]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[Yarın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.furkankartal.com.tr/?p=295</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır yazmıyordum, şu sıralar aşırı meşguliyetle beraber kafamın dolu olması yazmamı engelliyor, üretkenliğinde bu dönemde azaldığı aşikar. Gerçi her ne kadar üretkenlik azalmış olsada bişeyler karalamak gerekir. Neyse bu konuya daha sonra değinirim.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Neyse,</p>
<p>9 ay önce yazmıştım Bilmiyorum diye. Ahmet ALTAN içinde bulunduğum, bulunduğumu düşündüğüm durumu aşırı açık şekilde anlatmıştı. Sevgin için fedâkarlık yapmaktan bunun gerek maddi gerekse manevi boyutundan bahsetmişti. İlk aşkındanda bahsetmişti, erişemediği, ulaşamadığı, hayallerine alamadığı o aşkını.</p>
<p>Yazının tümüne katıldığımı belirterek; bazı güzellikler, mutluluklar için hayatımızda bişeyleri fedâ etmemiz ki bu bişeyler tıpkı Kral&#8217;ın tacını bırakması gibi hayatında büyük bi öneme sahip maddi birşey veya yiğeninin annesinin ve babasının mutluluğu için kendi mutluluğundan feda etmesi gibi. Her ne kadar doğru gözükmesede doğru olanın bu olduğunu söyleyebilirim. Bununla beraber soradabilirim gerek kendime gerek bunu okuyanlara, &#8220;Sen ne feda ettin sevdiğini düşündüğün insana? Tacınımı ? Mutluluğunumu?&#8221; Herkesin cevabı kendindedir, cevap verebiliyorsa eğer. Duygularımız kendimize saklıdır yazarın söylediği gibi kimsenin müdahale edemeyeceği biçimde bize aittir.</p>
<p>Yazının sonundada bir mesaj vardı.</p>
<blockquote><p>Ben on yaşındayken ismini bilmediğim bir kadına ansızın aşık olup da, onu, adını bilmediğim için hayallerime ve hayatıma alamadığımda ağlamıştım sokaklarda.<br />
Sonra, adını bildiğim, hayallerime aldığım ama hayatımdaki yeri neresi sorusuna bir cevap bulamadıklarım için ağladım.<br />
Duygularınızdaki yerini bilirsiniz bir insanın.<br />
Ama onun hayatınızdaki yerini bilmek…<br />
Bu zordur.<br />
Vereceğiniz cevap, bu cevap ne olursa olsun, ıssız ve karanlık bir sokakta ağlayan bir oğlanın çektiği acının nasıl bir şey olduğunu size gösterir.</p></blockquote>
<p>&#8220;Cevabımız ne olursa olsun o çocuğun çektiği acının nası bişey olduğunu bize gösterir&#8221; derken ne demek istediğini şimdi şimdi anlıyorum. Ya siz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.furkankartal.com.tr/anliyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyiki..</title>
		<link>http://blog.furkankartal.com.tr/iyiki.html</link>
		<comments>http://blog.furkankartal.com.tr/iyiki.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 13:34:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Furkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Doğmak]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Günü]]></category>
		<category><![CDATA[furkan]]></category>
		<category><![CDATA[furkan kartal]]></category>
		<category><![CDATA[iyiki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.furkankartal.com.tr/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[İnsanların doğasında vardır. Doğmak, doğurmak, doğdurtmak ve ölmek. Oturup insanın doğasını anlatayım, onu tartışalım diye yazmıyorum. Yazının ileriki zamanlarında işime yarayacak materyaller bunlar :).

Bugün benim doğum günüm..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İyisiyle, kötüsüyle koca bi sene daha bitti. Çok şey görmüş değilim bir çok insana karşı, o kadar tecrübelide değilim hayata karşı. Benimde herkes gibi &#8216;keşke..&#8217; dediğim çoktur. Tabi bunun yanında &#8216;iyiki&#8217; demeyide unutmamışımdır <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Zaman yetersizliğinden ötürü bir gün önceden kutlayan Bircan&#8217;a, Nur&#8217;a ve Canım&#8217;a..<br />
Mesaj atmak için geceyi bekleyen Berk&#8217;e, Buket&#8217;e, Nur&#8217;a, Burak&#8217;a, Saliş&#8217;e..</p>
<p>Facebook denilen o enteresan yerde duvarıma yazan ve mesaj gönderen Volkan&#8217;a, Gökhan&#8217;a, Öner&#8217;e, Nurcihan&#8217;a, Atilla&#8217;ya, Emin&#8217;e ve her ne kadar hiç tanışmasakta yinede iyi dileklerini sunan Ömer Enis&#8217;e..<br />
Üyesi olduğum forum ve portalların otomatik mesajlarına <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Kutlayan kutlayamayan herkese,</p>
<p>ve hem gece boyunca hemde gün içerisinde mesajlarıyla her dakikayı bir öncekinden özel ve mutlu kılan Canım&#8217;a</p>
<p>Teşekkür ediyorum.<br />
İyiki varsınız <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.furkankartal.com.tr/iyiki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarın&#039;a dair..</title>
		<link>http://blog.furkankartal.com.tr/yarina-dair.html</link>
		<comments>http://blog.furkankartal.com.tr/yarina-dair.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 20:50:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Furkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Post-it]]></category>
		<category><![CDATA[Yarın]]></category>
		<category><![CDATA[Z Bugün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.furkankartal.com.tr/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[Aslında bundan 1 yada 2 gün önce düşündüm ve odada duran Post-it'in üstüne hafifçe bir formül karaladım. Ne amaçla bilmiyorum ama kısaca kafamdakileri cümleler haricinde yansıtabildiğine inandığım bişey diyip aynen yazayım..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün&#8217;e <strong>X</strong> dersek, Bugün yaşadıklarımızada <strong>Y</strong> diyelim. Bu tarz formüllerde X ve Y&#8217;nin dışında birde Z vardırki aslında formülün sonucu oluyor buda. Yarın içinde <strong>Z</strong> diyelim. Bütün bunların toplamı yani tüm yaşantımız içinde <strong>U</strong> diyelim.</p>
<p>Öncekikle X&#8217;i tüm hayatımdan yani U&#8217;dan çıkarayım.<br />
ISLEM1 = U &#8211; X</p>
<p>Sonra şu anki yaşantımı 2 ile çarpayımki bunun sebebi biraz özel&#8217;dir <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
ISLEM2 = 2 x Y</p>
<p>Şimdiii <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  son olaraktan Yarın yaşamak istediklerimi, yarın olmasını dilediklerimide son olarak Yarın olarak nitelendirdiğim Z&#8217;ye eşitliyeyim yani ;</p>
<p><strong>Z = 2Y &#8211; X</strong></p>
<p>buda sanırım Yarın&#8217;ın formülü veya Yarın&#8217;a dair bir formül oluyor sanırım..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.furkankartal.com.tr/yarina-dair.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilmiyorum..</title>
		<link>http://blog.furkankartal.com.tr/bilmiyorum.html</link>
		<comments>http://blog.furkankartal.com.tr/bilmiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 May 2008 21:04:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Furkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Alıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilmiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.furkankartal.com.tr/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet ALTAN'ın biraz uzun, fazla anlamlı bir yazısını alıntı yapıcam..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Duygularınız sizindir, saklıdır, kimsenin müdahale edemeyeceği bir biçimde size aittir, oradaki her değişiklik yalnızca sizinle ilgili bir keder ya da sevinç yaratacaktır ama hayatınız başkalarının da içinde dolaştığı, başkalarının da kendine bir yer bulduğu, açıkça görülen, izlenen, müdahale edilebilen, oradaki her değişiklikle başkalarının da yaralanabildiği bir duraktır.<br />
Vitrinlerindeki mankenleri çırılçıplak soyulmuş, demir parmaklıkları indirilmiş ışıksız dükkanların iki yanına dizildiği, apartman kapılarının sıkısıkıya kapatılmış olduğu, köşebaşlarında çöplerin biriktiği Şişli&#8217;nin arka sokaklarından bir gece vakti, korkmayı bile unutarak, aşk acıları içinde ağlayarak geçtiğim o gece on yaşlarındaydım herhalde.<br />
Erken gelen bir özgürlük merakıyla tek başıma gittiğim, gazoz ve toz kokulu Tan Sineması&#8217;nda seyrettiğim filmdeki siyah gözlü kıza aşık olmuştum.<br />
Ama aşktan ağlamıyordum.<br />
Kızın adını öğrenemediğim için ağlıyordum, onun kim olduğunu anlayamamıştım.<br />
Adını bilmediğim için onu hayallerimin arasına alamıyordum.<br />
Hayallerime alamadığım için hayatıma da alamamıştım.<br />
Aşıktım ama aşık olduğum, kendisine ruhumda yer açtığım bir kadına hayatımda bir yer açmam, onu hayatımın bir yerine, hayallerimde de olsa, yerleştirmem mümkün olmuyordu.<br />
Şimdi büyüklere çok manasız geleceğini bildiğim ama bir çocuğu gerçek bir acıyla acıtan o ani aşkı yaşarken; duygu dünyandaki yeri bu kadar açık ve kesin olan birinin hayatındaki yerini bilememenin, ona hayatında bir yer bulamamanın nasıl yakıcı bir sızıya dönüşebileceğini galiba ilk o gece sezdim.<br />
O gece, o kıza hayatımda bir yer bulamamamın nedeni hayal eksikliğindendi, hayal kuramamıştım.<br />
Daha sonraları, duygularla hayat arasındaki çatışmaların, yalnızca hayal eksikliğinden kaynaklanmadığını; insanın varlığını oluşturan duygularıyla düşünceleri ve bu ikisini birden kapsayan hayatı arasındaki belirsizliklerin, bunların arasındaki, açılması bazen imkansız olan kapıların tahminimden çok daha fazla olacağını görecektim.<br />
Okuduğum kitaplardaki kahramanların çoğu da, duygularındaki belirsizliklerden değil, duygularıyla hayatları arasındaki belirsizlikten acı çekiyorlardı.<br />
Sevdiklerine duygularında ve hayallerinde bir yer bulsalar bile hayatlarında bir yer bulamıyorlardı.<br />
Sanki duygularımızda çok keskin ışıklarla aydınlanmış, parlak ve canlı duran biri, hayatımızda, sırf parlaklığından dolayı yer bulamıyordu, onu hayatımıza yerleştirmek için birçok ışığın yerini değiştirmemiz, bazı ışıkları söndürmemiz gerekeceğinden karar verirken duralıyorduk.<br />
Ve soruyorduk kendimize:<br />
- Onun duygularımdaki yerini biliyorum ama hayatımdaki yeri neresi?<br />
Bu cevaplandırılması tahmin edilenden daha zor bir soru.<br />
Çok sevdiğiniz, çok değer verdiğiniz bir insanı hayatınıza almak istediğinizde, onu hakettiği yere yerleştirebilmek için, onun kadar ya da ona yakın değerde bir başka şeyi hayatınızdan çıkarmak zorunda kalırsınız.<br />
Bir vakitler İngiltere kralı, halktan bir kadına aşık olup da kendine bu soruyu sormak zorunda kaldığında, &#8216;onun yeri hayatımın merkezi&#8217; cevabını vererek, sevdiğini hayatına yerleştirebilmek için krallık tacını hayatından çıkartıp atmıştı.<br />
Ama o kralın yeğeni, aynı soruya amcası kadar güçlü ve açık bir cevap veremedi.<br />
Hayatından hiçbir şey çıkaramadığından, gerçekten aşık olduğu kadını hayatına alamadı.<br />
Amca kral, kadınını, yeğen prensin kadınını sevdiğinden daha çok seviyordu diye bir sonuç çıkarmak hemen mümkün mü tam bilemiyorum.<br />
Ya da prens taca amcasından daha düşkündü demek gerçeği açıklamaya yeter mi, ondan da emin değilim.<br />
Prens sevdiği kadın için tacı hayatından çıkarmaya karar verse, bu kararla birlikte sadece müstakbel tacını değil büyük bir ihtimalle annesinin mutluluğunu ve güvenini, babasının oğluyla ilgili beslediği hayalleri de hayatından çıkarmak zorunda kalacaktı.<br />
Belki buna gücü yetmedi, belki annesini mutsuz görmeye dayanamayıp kendi mutluluğundan vazgeçti, ki insanın kendi mutluluğundan bir başkası için vazgeçmesi de tacından vazgeçmek kadar, hatta bazen ondan da zor olabilir.<br />
Mutluluğundan mı yoksa tacından mı vazgeçen daha büyük bir fedakarlıkta bulundu, buna kim kolayca cevap verebilir.<br />
Tek bilebileceğimiz, &#8216;duygularımdaki yerini bildiğim bu insanın hayatımdaki yeri neresi&#8217; sorusuna cevap vermenin sanıldığından daha güç olduğudur.<br />
En sıradan insanın bile öylesine karmaşık ve kalabalık bir hayatı vardır ki, o hayatın içinde yeni birisine yer açmak daima birilerini huzursuz edecek, birilerinin canını yakacaktır.<br />
Bir mutluluk büyük bir ihtimalle bir başkasının mutluluğu karşılığında satın alınacaktır hayattan.<br />
Bir başkasının mutluluğu pahasına elde edilecek bir mutluluk, bir sızı, bir pişmanlık, bir keder bırakmayacak mıdır sizde, mutluluğunuz, karar verdiğiniz anda başkasının kederiyle yaralanıp eksilmeyecek midir?<br />
Bir başka insana duygularınızda yer bulmak, ona hayatınızda bir yer bulmaktan daha kolaydır.<br />
Duygularınız sizindir, saklıdır, kimsenin müdahale edemeyeceği bir biçimde size aittir, oradaki her değişiklik yalnızca sizinle ilgili bir keder ya da sevinç yaratacaktır ama hayatınız başkalarının da içinde dolaştığı, başkalarının da kendine bir yer bulduğu, açıkça görülen, izlenen, müdahale edilebilen, oradaki her değişiklikle başkalarının da yaralanabildiği bir duraktır.<br />
Hayatınızdaki her kıpırtı birçok insanı da kıpırdatır.<br />
Kıpırdamadığınızda ise acı çeken siz olursunuz, bir de sizin duygularınızda yer alıp da, hayatınızda yer almayı bekleyen insan.<br />
Hayatınızdakileri kıpırdatmayıp onları acıdan kurtarırsanız, kendinizi ve sevdiğinizi acıtırsınız, kendinizi ve sevdiğinizi sevindirip hayatınızı yeniden düzenlediğinizde başka birilerini.<br />
&#8216;Duygularımdaki yerini bildiğim insanın hayatımdaki yeri neresi&#8217; sorusunu sorduğunuzda, bunu sormak zorunda kaldığınızda, bir acının bir yerde kımıldanmaya başladığını hissedersiniz kaçınılmaz olarak.<br />
Ben on yaşındayken ismini bilmediğim bir kadına ansızın aşık olup da, onu, adını bilmediğim için hayallerime ve hayatıma alamadığımda ağlamıştım sokaklarda.<br />
Sonra, adını bildiğim, hayallerime aldığım ama hayatımdaki yeri neresi sorusuna bir cevap bulamadıklarım için ağladım.<br />
Duygularınızdaki yerini bilirsiniz bir insanın.<br />
Ama onun hayatınızdaki yerini bilmek&#8230;<br />
Bu zordur.<br />
Vereceğiniz cevap, bu cevap ne olursa olsun, ıssız ve karanlık bir sokakta ağlayan bir oğlanın çektiği acının nasıl bir şey olduğunu size gösterir.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.furkankartal.com.tr/bilmiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ne istediğini bilmek</title>
		<link>http://blog.furkankartal.com.tr/ne-istedigini-bilmek.html</link>
		<comments>http://blog.furkankartal.com.tr/ne-istedigini-bilmek.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 May 2008 08:16:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Furkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.furkankartal.com.tr/ne-istedigini-bilmek/</guid>
		<description><![CDATA[Dün gece eve doğru yürürken, ne istediğini bilmek ile ilgili bir blog yazayım dedim.. Gece bir kaç şey düşündüm sonra internette arayayım dedim. Mezun.Com 'da Işık GÖKGÖZ tarafından yazılan bi yazı hoşuma gitti :) paylaşmak istedim ..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Hitler&#8217;in annesi kürtajdan son anda caymış. Son anda&#8230;</p>
<p>Okuduğum bütün dinlerde, inanç sistemlerinde değişik anlatımlarla olsa da mutlaka &#8216;kader&#8217; kavramı var. Kader, yazgı, her adımın bir diğeriyle bağlantılı olması. Ne yaparsan yap &#8216;olacak&#8217; olanın &#8216;ol&#8217;ması. Ve hiç &#8216;olmayacak&#8217; olanın ne kadar itersen it, zorlarsan zorla, orasından burasından çekiştir, bir türlü &#8216;olmaması&#8217;. Bir süper güç&#8217;ün her canlı için bir &#8216;plan&#8217;ı olması</p>
<p>Bu teoremin bir yerlerinde bir açık, bir çelişki var. En azından bir çelişki olmalı&#8230; Yoksa hayatın anlamı verilen rolü oynamaktan, yazılan repliği belki bir kaç improvize ile okumaktan öteye gitmez. Bu kadar basit olmamalı. Siber alemi yaratan insanoğlunun buna bir cevabı olmalı.</p>
<p>Bugün her neredeysek, her ne yapıyorsak, maddi manevi hangi seviyedeysek, bunun ardında çook öncelerden yazılmış, çizilmiş bir kader varsa eğer, niye bu kadar emek, çaba, üzüntü, dert, tasa. Kabul edip herşeyi köşemize çekilmek varken, neden hayatımızı değiştirmeye, geliştirmeye çabalıyoruz ki&#8230; Bu yüzden mı yaratıldı bu kadar &#8216;mükemmel&#8217;, insanoğlu. Yazılanı söylemek için mi? Yeryüzünde, kainatta yaşayan canlıların arasında sadece ve sadece insanoğluna &#8216;hür irade&#8217; gibi hediyelerin en büyüğü bu yüzden mı lütfedildi? Yazılanı yaşamak için mi&#8230;</p>
<p>Attığımız her adımın getirileri götürüleri, sonuçlarının tüm açılımları &#8216;kader&#8217; olabilir, ama o adımı attıran bana göre sadece ve sadece &#8216;hür irade&#8217;. Bir banka reklamı vardı bir zamanlar Türkiye&#8217;de; &#8220;Ne istediğini bilmek önemlidir&#8221; diyordu. Ben bu lafın anlamının derinliğine yeni yeni vakıf oluyorum.</p>
<p>&#8216;İstemek&#8217; &#8216;kader&#8217;ın ekürisi&#8230;</p>
<p>Bize verilmiş &#8216;hür irade&#8217; gücünü ne istediğimizi bilmeden o kadar çok farklı yöne doğru harcıyoruz ki, kader iradenin idaresini eline alıyor. Ve yarışı önce o bitiriyor&#8230;</p>
<p>Ne istediğini bilmek önemlidir.. Evet öyle ki bir hayata mal olur. İçinde doğduğumuz, büyüdüğümüz şartlar, bir diğerininki ile eşit olmayabilir. Ne doğduğun aileyi, ne doğduğun ülkeyi seçmek senin elinde olmayabilir&#8230; Çok fakir bir ailenin çocuğu da olabilirsin, çok varlıklı bir ailenin de&#8230; Güzel de olabilirsin, çirkin de&#8230; Şişman da olabilirsin, zayıf da&#8230; Siyah da doğabilirsin, beyaz da&#8230; Normal de doğabilirsin özürlü de&#8230; Şartlar eşit olmayabilir&#8230; Şartlar hiç bir zaman eşit olmayacaktır da.</p>
<p>Bir tek şey eşit dağıtılmıştır. &#8216;Hür irade&#8217;.</p>
<p>İstediğini düşünebilirsin, kimse engel olamaz. Ne istersen isteyebilirsin, kimse durduramaz. Hayatlarında bir fark yaratanlar, herşeye rağmen bir fark yaratanlar bilirler. Kolay olmamıştır elbet, ama ne istediklerini bilip o yöne doğru yüzlerini çevirmişlerdir.</p>
<p>Başarının bir kıstası yoktur ki zaten. Zengin olmak, profesör olmak, şu olmak bu olmak bir kıstas değildir. Ne istiyorsan onu olmaktır esas olan. Evlenmek, anne olmak, bekar kalmak öğretmen olmak, işçi olmak, resim yapmak, şiir yazmak, en sevdiğin şarkıyı dinlemek, bir yetimi sevindirmek, birinden &#8216;Allah razı olsun&#8217;u duymak gibi başkaları için değil sadece ve sadece senin için önemli olanı yaşamaktır bir fark yaratmak. Herkese ve herşeye rağmen, &#8216;Ne istediğini bilmek&#8217;tir. Kader, zaman, şartlar hepsi adımlarının, niyetlerinin, isteklerinin akışına göre çizecektir yolları.</p>
<p>Direnmek o kadar kolay olmaz elbet herkesin, herşeyin senin için çizdiği o bir beden küçük hayatlara. Eğer bir fark yaratmaksa düşün kendi hayatında, dünyada, o yöne doğru çevir yüzünü ve hiç arkana bakma. Sonunda o yolun ne olursa olsun, sen bir kez o adımı atarak o farkı çoktan yaratmışsındır. Böyle hakkıyla yaşanmış bir hayattan daha değerli ne olabilir ki&#8230;</p>
<p>Yani demem o ki, kader oyunun sonunda ne getirirse getirsin, yollar nereye çıkarsa çıksın, sen hangi yöne doğru gideceğini seçerek hür iradeni kullanmışsan esas olan &#8216;o&#8217; dur. Özgür yaşanmış bir gün özgürce verilmiş bir karar özgürce yaşanılmış bir an, zamanın ve şartların ve diğerlerinin boyunduruğu altında yaşanmış nice yıllara bedeldir.</p>
<p>Hitler&#8217;in annesi kürtajdan son anda caymış&#8230;</p>
<p>Milyonlarca insanın şiddetle karşı çıktığı bir eylem milyonlarca insanın hayatına mal oldu. Bir kadının &#8216;hür iradesi&#8217; milyonlarca insanın &#8216;kaderini&#8217; belirleyecek kadar &#8216;güçlü&#8217;.</p>
<p>Hayatın öznesı, nesnesi ve son noktası &#8216;kader&#8217; olabilir.</p>
<p>Ama &#8216;yüklem&#8217;i hür irademizdir.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.furkankartal.com.tr/ne-istedigini-bilmek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelecek Kaygısı</title>
		<link>http://blog.furkankartal.com.tr/gelecek-kaygisi.html</link>
		<comments>http://blog.furkankartal.com.tr/gelecek-kaygisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2008 08:52:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Furkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel]]></category>
		<category><![CDATA[furkan]]></category>
		<category><![CDATA[furkan kartal]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Kaygısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://wordpress.furkankartal.com.tr/deneme/</guid>
		<description><![CDATA[Yeni sisteme eski sistemimdeki son blogumu yazarak devam edeyim :)

Aslında dün akşam itibari ile siteyi kapatma kararı almıştım kendimce, gece uzun uzun düşündüm. Artık yazmanın yanında insanların işine yarayabilecek bişeyler ortaya çıkarmak için.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 2 aydır sadece kendimce bişeylere sitem ettiğimde, daraldığımda yazıyorum. Hâlen daha aynı durum devam ediyor.</p>
<p>Kaçımızın bu tarz kaygıları var içerisinde bilemiyorum.Hangimiz yaptığımız hareketin, davranışın ileride bize nasıl bir geri dönüşünün olacağını düşünüyoruz acaba ? Kendi sorgulamamızı en son ne zaman yaptık ? Yarın ne olacağını hiç birimizin bilemeyeceği gayette âşikar. Hangi birimiz kimsenin baskısı olmadan bişeyler öğrenmek için çabalıyoruz? Bu tarz soruların cevabı yine kendimizde saklı. Kendimden örneklersem ;</p>
<p>Evet bir çok kimseye göre bildiklerim, gördüklerim, yaptıklarım bir çoğumuzun bildiği, gördüğü veya yaptığı şeyler değil. Ama bu hiç birimizin yapamayacağı, öğrenemeyeceği anlamına gelmiyor maalesef. Evet benimde &#8220;aa&#8221; dediğim insanlar çoğunlukta, hatta çok çok fazla. İmrenerek baktığım insanlar gibi olmayı Abimden öğrenmiştim. Şu anda pek birşey değişmedi aslında. İşimize yaramasada bir şeyi öğrenmek için bilen insanın peşinde dolaşmayı öğrettiler, aşıladılar. Düşünüyorumda doğrusuda bu. Bilgi hiç bi zaman ayağımıza gelmez, anca biz ona ulaşmaya çalışırız, çalışmalıyızda. Az önce bilgisayara Apache kurmadan IIS&#8217;in yanında PHP&#8217;yi MySQL&#8217;i ve phpmyAdmin&#8217;i kurdum. Zorlandım biraz ama yaptım sonunda. Hazıra alışmak kadar kötü bir durum yoktur. Önüme hazır konulan şeyler oldu. Bende faydalandım zamanında, doğrudur. Ama &#8220;Bunun yapılmışı var, gerek yok&#8221; tarzı muhabbetleri bırakalı yaklaşık 3 sene oldu. &#8220;Yapılmamışı yapma&#8221; fikride yıllar önce aşılandı <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  hoş ne kadar beceremesekte..</p>
<p>vel hasıl kelam ; bişeylerin sıkıntısını çekmeden, stressini yaşamadan ne elimizdekinin kıymetini biliriz, ne de elimize yeni şeyler geçirebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.furkankartal.com.tr/gelecek-kaygisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dün, Bugün, Yarın..</title>
		<link>http://blog.furkankartal.com.tr/dun-bugun-yarin.html</link>
		<comments>http://blog.furkankartal.com.tr/dun-bugun-yarin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Apr 2008 23:36:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Furkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[Dün]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Yarın]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.furkankartal.com.tr/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde "Bilgisayarlı Kontrol" dersimizde gördüğümüz Autocad programında çizdiğimiz "Hayalimizdeki Ev" projesini teslim ettik.. Aslında gece gece uyumak için sağa sola dönerken yatağımda. Birden aklıma gelen, hemen kurgusunu hazırladığım ve telefonuma blogladığım bi hikaye bu ..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biraz gerçek, biraz hâyal.. Bir ev hâyal edin, güzelmi güzel.. Hiç birimiz 17 Ağustos&#8217;u unutmadık. Güzel olan tüm evler yıkıldı neredeyse, İstanbul&#8217;da, Gölcük&#8217;te, Yalova&#8217;da.. Hatalı müteahhitler cezalandırıldı, imar izni verilmeyecek arsalar belirlendi bu arada. Depremden bir süre sonra ev yapacak müteahhitler ince elenip sık dokunarak seçildi. Herkese imar izni verilmedi. Ama sonunda verildi. Tabi bu karar verilirken geçmişte yapılan hatalardan ders alınarak, daha sıkı bir yönetim şekliyle oldu bunlar. Yıkılandan daha iyisini yapmaya ikna edenler evlerini yaptılar. İkna edemeyenler ise yapamadı..<br />
Hepimizin içinde yıkık bir güzel evi vardır mutlak.Gerek o evi yapandan ötürü, gerekse yapılan yerden dolayı. O evinde belki içimizde yeri ayrıdır. Güzelliği yanısıra içerisinde barındırdığı anılarıylada.. O anıları kimse silemez, kimse o anıların üstünü örtemez. Ama gün gelir bir karar vermeniz gerekir. Ya yıkılan o evin başında günlerce, haftalarca ağıt yakıp, göz yaşı döküceksinizdir ya da o evin yerisine geçmişteki hataları tekrarlamadan, daha sağlamını ve belkide daha güzelini.. Vakit karar vakti olduğunda ne yapıcaksın peki? Ağıt yakmaya devammı ediceksin? Yoksa gerekli izni vericekmisin <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İyi Geceler..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.furkankartal.com.tr/dun-bugun-yarin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

