<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Furkan KARTAL Kişisel Web Günlüğü &#187; Huzur</title>
	<atom:link href="http://blog.furkankartal.com.tr/wp-404.php/etiket/huzur/feed?404;http://blog.furkankartal.com.tr:80/etiket/huzur/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.furkankartal.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Nov 2009 20:40:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Son Günlerde Ne Yapıyorum? &#8211; 1</title>
		<link>http://blog.furkankartal.com.tr/son-gunlerde-ne-yapiyorum-1.html</link>
		<comments>http://blog.furkankartal.com.tr/son-gunlerde-ne-yapiyorum-1.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 16:01:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Furkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[BEN'den]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[arayüz]]></category>
		<category><![CDATA[ASP]]></category>
		<category><![CDATA[Dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[furkan]]></category>
		<category><![CDATA[furkan kartal]]></category>
		<category><![CDATA[Heroes]]></category>
		<category><![CDATA[Huzur]]></category>
		<category><![CDATA[Knight Rider]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi Dükkanı]]></category>
		<category><![CDATA[MSSQL]]></category>
		<category><![CDATA[MySQL]]></category>
		<category><![CDATA[PHP]]></category>
		<category><![CDATA[Rahat]]></category>
		<category><![CDATA[The Break Up]]></category>
		<category><![CDATA[The Invisible Target]]></category>
		<category><![CDATA[The Notebook]]></category>
		<category><![CDATA[Transporter]]></category>
		<category><![CDATA[WordPress]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.furkankartal.com.tr/?p=279</guid>
		<description><![CDATA[Bol bol vakit öldürdürüyorum. 3-4 gündür odamdan ayrılmıyorum, zaruri ihtiyaçlar dışında tabi. Bunun yanında olabildiğince düşündüklerimi kağıda aktarmaya çalışıyorum, her ne kadar bazen isteksiz olsamda artık herşeyi onlarla paylaşıyorum ve bu aralar internet ile olan tek alakam film izlemek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Unutmadan birde Test Merkezi oluşturdum kendime, haliyle yapmayı istediğim veya yaptığım projeleri test etmek için kullanıyorum burayı. Hali hazırda yeni bir proje denemesede gelişime açık bi sistem yapmayı planlıyorum. İlk ve en zor aşamasını bitirmek üzereyim. Tabikide bir üyelik sistemi ve üzerine kurulan yönetim sistemi. Her ne kadar klasikleşsede bu sistemler, farklılaştırmak, işlevselleştirmek adına bir çok şeyi yaptığımı söyleyebilirim. Tabikide hiç bi zaman bitmeyecek <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_neutral.gif' alt=':|' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İzlediğim bazı filmler ;</p>
<ul>
<li>The notebook</li>
<li>Get smart</li>
<li>The lookout</li>
<li>Invisible target</li>
<li>Love in the time of Cholera</li>
<li>Transporter 3</li>
<li>Knight Rider</li>
<li>Leon</li>
<li>Straight heads</li>
<li>20 nuits et un Jour</li>
<li>Away from her</li>
</ul>
<p>İşte bu 3-4 günlük zaman dilimi içerisinde sanırım çok fazla film izledim. Dizilerden geri kalmadım hatta yeni bir tane seri ekledim diyebilirim. Komedi Dükkanını kaçırmadım tabi <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_neutral.gif' alt=':|' class='wp-smiley' />  gibi vs. vs.</p>
<p>Normalde aşırı bir Heroes bağımlısıyımdır, her ne kadar gerçekçi olmasada. Yinede monitör karşısına kilitlemeyi başarıyor açıkçası. Şu an 3. sezonunda ve Türkiye&#8217;de CNBC-e tarafındanda yayınlanmaya başladı 3. sezonu.</p>
<p>Türk dizilerini geçiyorum ve aslında uzun zamandır izlesemmi izlemesemmi diye düşündüğüm dizi <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_neutral.gif' alt=':|' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Çocukluğumda babamlar bana setini almışlardı. 1 tane siyah altıpatlar, 1 tane gri kelepçe ve ve ve simsiyah bir kara şimşek <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_neutral.gif' alt=':|' class='wp-smiley' />  Her ne kadar 82 yapımlı bir dizi olsada küçükken izlerdim. Şu sıralardada tekrar yayına girdi. Knight Rider olarak yayınlanıyor NBC&#8217;de. Tabi internet sağolsun <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_neutral.gif' alt=':|' class='wp-smiley' />  Önce filmini izledim beğenirmiyim diye, açıkçası aşırı hoşuma gitti ve 1. sezonun şu ana kadar yayınlanmış tüm bölümlerini izledim ve arşivledim <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_neutral.gif' alt=':|' class='wp-smiley' />  Tavsiye ederim, en azından hareketlilik, macera ve aksiyon seviyorsanız.</p>
<p>Transporter, serisi ile her zaman hoşuma gitmişti. Bu seferde gayet hoştu. Bunuda bi ara arşivlemem gerek aslında..</p>
<p>The Invisible Target, sonu aşırı duygusal olmasına rağmen yine başarılı bi filmdi bence. Tabi sonunun duygusal olması ayrı bir tat katmıştı filme onuda söylemeden geçmeyeyim. Kardeşlik duygusunu fazlasıyla anlatıyor bence..</p>
<p>Sıra aşk filmlerine gelince hep şaşırdığım finallerle karşılaştım, şaşırmakta hoşuma gitti açıkçası. En azından monoton değillerdi.</p>
<p>The Break Up, bence her çiftin izlemesi gereken türden bi filmdi. İzleyip ibret almak gibi bişey olsa gerek. Yaptıklarınızın, yapılanların size, eşinize, sevdiğinize veya en önemlisi ilişkinize ne kadar zarar verebileceği ile ilgiliydi bence. Gördüğüm kadarıyla onlar yeteri kadar zarar verdiler ve zarar verecek birşeyleri kalmayınca olanlar oldu. Tavsiye veren tarzdaydı. Sebep-sonuç ilişkisini anlatıyordu. Bu bu bu sebepler gerçekleşirse, bu şekilde sonuçlanabilir gibi..</p>
<p>The Notebook, her ne kadar eski zamanları anlatsada her yüzyılda karşınıza tazeliğini koruyarak çıkabilecek bişeyi, sanırım sevgiyi anlatıyordu. Genç bir erkeğin sevgilisine karşı bağlığını ve ne kadar zaman geçerse geçsin. Onun yanından ayrılmadığını anlatıyor..</p>
<p>Love in the time of Cholera, yine bağlığı, zamanı, sabrı ve aşkı anlatıyor. Aşırı derecede erotik sahneler içersede bence anlatmak istediği ana temayı fazlasıyla anlatıyor.</p>
<p>falan filan..</p>
<p>Sabırla bu geceki Heroes&#8217;in yeni bölümünü bekleyişe geçicem, tabi onu beklerken mevcut elimdeki işle ilgilenmem gerek. Bu arada Fenerbahçe gümbür gümbür gelmeye devam ediyor. Ve rüyamda UEFA&#8217;ya katıldığımızı gördüm, umarım rüyalar tersine çıkmaz <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_neutral.gif' alt=':|' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ayrıca yakın zaman önce PHP ile Web Programlamaya geri döndüm, tabi ASP ve MSSQL&#8217;i bıraktığımı söylemiyorum. Sadece internet programcılığı tecrübelerime PHP ve MySQL&#8217;i giriş düzeyinde değil, ileri düzeyde yazmak için pratikleri arttırıyorum. Sanırım hafiften yapabiliyorum bunu.</p>
<p>WordPress&#8217;in yeni sürümü çıktı geçtiğimiz hafta 2.7&#8242;ye yükseldi ve yönetici arayüzü kullanım açısından baya bi gelişti. Aşırı kullanışlı olmuş, çok sevdiğimi söyleyebilirim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.furkankartal.com.tr/son-gunlerde-ne-yapiyorum-1.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anadolu Kavağı ve Yoros Kalesi</title>
		<link>http://blog.furkankartal.com.tr/anadolu-kavagi-ve-yoros-kalesi.html</link>
		<comments>http://blog.furkankartal.com.tr/anadolu-kavagi-ve-yoros-kalesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 00:30:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Furkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mekân]]></category>
		<category><![CDATA[Tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Kavağı]]></category>
		<category><![CDATA[Beykoz]]></category>
		<category><![CDATA[Ceneviz Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Roma İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Eminönü]]></category>
		<category><![CDATA[Huzur]]></category>
		<category><![CDATA[İDO]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kavacık]]></category>
		<category><![CDATA[Sarıyer]]></category>
		<category><![CDATA[Vapur]]></category>
		<category><![CDATA[Yoros Kalesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.furkankartal.com.tr/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[Sosyallik konusunda biraz geç harekete geçmiş bir insan olmak ile beraber, yeni yerler görmek tanımak isteyen bir çocuğuda içimde uyandırdık sanki :) Tabi görülmek, tanınmak istenen yerler görülesi ve tanınası yerler ise işin rengi biraz daha değişiyor, özelleşiyor. Birde yanınızda özel biri varsa, değmeyin keyfinize :)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eveeet, baya bi önce gitmiştik buraya. İstanbul&#8217;u İstanbul yapan mekânlardan bir taneside Anadolu Kavağı ve Anadolu Kavağını İstanbul tarihinde özel yapan Yoros Kalesi. Yoros Kalesi taa Doğu Roma döneminden kalma bir yapıtmış, Doğu Roma İmparatorluğu bi süre zayıf düşünce Cenevizlilerin eline geçmiş burası ve bir diğer adıda Ceneviz Kalesi&#8217;ymiş. Kapladığı alan İstanbul&#8217;daki tüm kaleler arasında en büyüğüymüş. Hâlen daha kulelerinden bazıları iyi durumda ve içinde Yunanca yazıtlar duruyormuş.</p>
<p>Anadolu Kavağının en büyük turistik gelir kaynaklarından biri diyebiliriz, tabi balıkçıları ve o eşsiz manzarayı saymazsak.. Bir yanda Karadeniz, diğer yanda Marmara Denizi. Şehirhatları Vapurlarının son durağıydı sanırım, zaten normal motorlarlada en fazla Poyraz&#8217;a kadar gidilebiliyor. Haliyle deniz trafiğide yok. Sessiz, sakin, huzur dolu bir yer kısacası <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_neutral.gif' alt=':|' class='wp-smiley' />  Kafa dinlemeye, şehrin gürültüsünden uzaklaşmaya gidilebilir. Problem etmeyin, açta bırakmıyorlar sizi orda <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Kaleye çıkarken birsürü restoran var boğazın o manzarasına karşı yemek yiyebilirsiniz veya bişeyler içebilirsiniz. Biz bi tek su içtik, yemeği Burger King&#8217;de yedik. Ne alaka diye sormayın <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kavağa ulaşım Sarıyer&#8217;den sürekli kalkan İDO&#8217;ya ait motorlarla, Eminönü İskelesinden kalkan Boğaz Gemileri ile veya Kavacık&#8217;tan kalkan otobüslerle olabiliyor.</p>

<p>Çektiğimiz bir kaç fotoğraf var, her ne kadar görüntü kalitesi pek iyi olmasada <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_neutral.gif' alt=':|' class='wp-smiley' />  .. Peki, nerden çıktı buraya gitmek diye sorulcak olursa. Huzur <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_neutral.gif' alt=':|' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.furkankartal.com.tr/anadolu-kavagi-ve-yoros-kalesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kelebek..</title>
		<link>http://blog.furkankartal.com.tr/kelebek.html</link>
		<comments>http://blog.furkankartal.com.tr/kelebek.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2008 10:52:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Furkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ağaç]]></category>
		<category><![CDATA[Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Çam]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gezginler]]></category>
		<category><![CDATA[Halı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Huzur]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kelebek]]></category>
		<category><![CDATA[Mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Noel]]></category>
		<category><![CDATA[Otobüs]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[TV]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Okulu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.furkankartal.com.tr/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Önce Merhaba :),
Uzun zamandır yazma fikrim vardı bu yazıyı ama gerek unutkanlıktan, gerekse koşuşturmacadan dolayı şu bilgisayarın başına oturamamdan dolayı, he bide :) bozulan bir bilgisayarım olmasından dolayı bloglayamadım.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Açılışıda bu yazı ile yapayım dedim. Mâlumunuz yazın büyük çoğunluğunu Bursa&#8217;da geçirdik, yaz okulu sebebiyle..<br />
Gidip, gelmek yorucu oluyor tabi dönüşleri otobüsle yapıyorduk. Yaz okulumuz bitmiş veya son haftalardayız. Eve dönmek için Nilüfer Turizm&#8217;e ait otobüslerden birindeyiz. Reklam koktu sanırım biraz.. Ebru&#8217;m önümüzdeki koltuğun gazetelik kısmında Gezginler dergisinin Ağustos(51. Sayı) ayına ait dergisini buldu. Açtık okuduk bi güzel, resimlere fln baktık. Neyse dikkatimizi çeken bi yazı vardı. &#8220;Kelebek&#8221; isimli bu yazı aslında çok fazla mesaj içermek ile beraber çokta anlamlı şeyleri içinde barındırıyor. Kamile Uğurlu tarafından kaleme alınmış. Bende bunu paylaşayım dedim <img src='http://blog.furkankartal.com.tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Belki mesaja ihtiyacımız vardır diye..</p>
<blockquote><p>Dört kelebek ateş görmüş, nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler. Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış, üzerinin aydınlandığını görmüş. Arkadaşlarının yanına gelmiş ve &#8216;bu ateş aydınlatıcı bir şey&#8217; demiş. İkinci kelebek bununla yetinmeyip daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ısındığını fark etmiş. Demiş ki:</p>
<p>- &#8216;Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!&#8217;</p>
<p>Üçüncü kelebek bununla da yetinmeyip bir az daha, bir az daha yaklaşmış. Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönüp şöyle demiş:</p>
<p>- &#8216;Ve bu ateş yakıcı bir şey!&#8217;</p>
<p>Sonuncu kelebek daha da fazla şey öğrenmek istiyormuş. Biraz yaklaşmış ateş kanatlarını kavurmuş ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek &#8216;Poff!!&#8217; diye ortadan kayboluvermiş. Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş.</p>
<p>Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve bir şeyi ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!..</p>
<p>Küçükken anneannem bana; yaptığın işi düzgün yap, öyle güzel yap ki, &#8216;Kamile yaptıysa düzgündür, güzel yapmıştır&#8217; dedirt, derdi. Rahmetli anneannem kendiside öyleydi; halı dokurdu ve Isparta&#8217;da onun yaptığı adar sağlam ve güzel dokunmuş halı bulmak zordu. Halıcılar önce halılarını satın alırlardı. Çünkü bilirlerdi ki Fatime Hanım işinin her zaman en iyisini yapardı.</p>
<p>Kalp huzurunu bilir misiniz? Hani her yaptığınız işte, harekette sizi sıkıştıran &#8216;hata yaptın, böyle davranmamalıydın&#8217; diye size içten içe uyaran ya da iyi bir davranışınızda içinize büyük bir ferahlık veren, kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan o değerli kalbiniz! İşte burada işini iyi yap derken, uymanız gereken kural bu. Yaptığınız işe yüreğinizi koymanız, tam anlamıyla emek verip, &#8216;içime sindi&#8217; demeniz.</p>
<p>Hani eskiler derler ya ‘yaptığın işi önce kendin beğen’ diye. Doğada her canlı üstüne düşen görevi tam layıkıyla yapar; görevini eksiksiz yapan, aksatan ne bir bitki vardır doğada nede hayvan. İnsan hariç!. Maalesef dünyadaki sorunlar hep bu yüzden büyür, ozon bu yüzden delinir, küresel ısınma bu yüzden olur.</p>
<p>Yüzlerce yıl Noel kutlamak için güzelim çam ağaçlarını katlettiler, inanılmaz ama hala gazlı deodorant satışları ve reklamları hala devam ediyor. Yaşanacak başka bir dünyamız varmış gibi hala ormanları yakıyoruz ve dünyayı yok ediyoruz.</p>
<p>Kalbiniz huzurlumu? Yaptıklarınızdan memnun musunuz? Bu yıl şubat ya da mart ayında bir fidan diktiniz mi? Çocuklarınıza doğayla ilgili bu ay bir şeyler anlattınız mı?  Ya da onlara kalıcı bir bilgiyi hikâyelerle anlatmayı denediniz mi?</p>
<p>Sorulara bir göz atın lütfen; kendinize dürüst olun ve cevaplayın;</p>
<ul>
<li>Bu hafta yararlı neler yaptınız?</li>
<li>Çocuklarınıza; faydalı, insanlığa ve kendi yaşamlarına yararlı neler anlattınız bu hafta? Yoksa akşamları sadece TV mi seyrettiniz? ?</li>
<li>Etrafınızda sevilen bir insan mısınız yoksa çıkarcı biri mi sayılırsınız?</li>
<li>Önce parayı mı düşünürsünüz yoksa faydalı olmayı mı?</li>
<li>İnsanlara gülümsemek için kendinizi zorlar mısınız yoksa gülümsemeniz sizin en güzel hediyeniz mi?</li>
<li>Ne için yaşadığınızı biliyor musunuz? Sizin yokluğunuzda dünya nasıl olurdu?</li>
<li>O dört kelebekten hangisi sizsiniz?</li>
<li>İşinizi yaparken kalbiniz huzurlu mu? Ben elimden gelenin en iyisi yaparım diyor musunuz?</li>
</ul>
<p>İşte böyle birçok soru sorabilirsiniz kendinize ve Yaratıcıya. Daha iyi bir hayat için tek düze yaşamanızdan hiç olmazsa günde 10 dakika çıkın lütfen. Kendiniz, aileniz, yaşadığınız dünya için farklı bir şeyler yapabilirsiniz. Düşünsenize hepimiz bir farkındalık yaratsak, güzel şeyler yapsak, dünya daha yaşanası bir yer olmaz mı? Herkesin ‘banane’ dediği bir dünya değil; Herkesin ‘ben ne yapabilirim’ dediği bir dünya lazım bize. Ertelemeyin hemen yapın!</p>
<p>Hayat yaşamaya değer, mutluluk avuçlarımızın içinde, kaliteli huzurlu ve mutlu bir hayat bizi bekliyor. Sevgiyle kalın.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.furkankartal.com.tr/kelebek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

